Eskiden
 
Hayat mıydı beni sevmeyen ben miydim yoksa hayatı sevmeyen…
Kalp çarpıntılarıyla büyüdüm. Küçükken büyüktüm.
Neden, nasıl, niye diyemeden geçti hayat önümden.
Her geçişte savurdu. Her savrulduğumda kalkmam zorlaştı.
Her kaktığımda savrulanları tekrar tekrar topladım.
Birleştirdim hepsini. İtinayla yerleştirdim yerlerine.
Kimseler bilmesin, görmesin istedim.
Açılmamalılardı bir daha.
Öyle yerlere saklamalıydım ki tekrar toplamamalıydım.
Öyle zormuş ki. Yeniden bunu anladım.
Ardımda kalanlara dönmek zor geliyor şimdilerde.
Acaba arkamda kalanlar düşünüyorlar mı benim düşündüklerimi?
Kelimelerin gücüne inanmalı. Önemsiz geliyor hep kelimler gelişi güzel döküldüğünde.
Dudakların arasından hoş geliyor söyleyene. İşiten düşünülmüyor. Küçücük bir özür cümlesi takip ediyor ardından. Her şey eskisi gibi olsun istiyor.
Kırılanları tamiri zor… Tamir olsa da eskisi gibi olması daha da zor…
______
Okudum da yazdıklarımı neden yazdığımı bilemedim, hatırlayamadım.
Öylesine cümleler işte. Belli…
Kimi kırar kimi mutlu eder bilmem ama çok da saçmalamamışım galiba…
Kalpteki kırıkları unutmak deÄŸil de, beklide tamiri olduÄŸunu öğrendim. En azından ben artık kin duymuyorum kimseye. Derinlerde bir yerde saklamıyorum bunları. Tanıdık yüzler oldular. Alıştım galiba. Neye alışmıyoruz ki. YaÅŸamdaki her ÅŸey bizler için. İyi, doÄŸru, güzel, çirkin her ÅŸey…Â
